0236 238 1200
tguvenal@yahoo.com

Vajinal Akıntılar ve Enfeksiyonlar

 

Kadınların çoğu yaşamları boyunca akıntı, kaşıntı ve koku ile karakterize vajinal bir enfeksiyon geçirmektedir.  Bu yakınmaları olan çoğu kadın da maalesef bir hekime muayene olmadan önce reçetesiz satılan ilaçlara ya da alternatif yöntemlere başvurmaktadır.

 

En sık vajinal akıntı ile seyreden 3 hastalık Bakteriyel Vajinozis (BV), trikomoniazis ve mantar enfeksiyonudur. Bakteriyel vajinozis (bazı anaerobik mikroorganizmaların çoğalması ve vajinal florayı bozmasıyla oluşur). Servisitis (rahim ağzı iltihabı) da bazen vajinal akıntıya neden olabilir.
Bu olguları değerlendirmek için dikkatli bir öykü, muayene ve laboratuvar testlerinden yararlanmak gerekir. Öyküde seksüel davranış şeklini, partnerleri ile ilgili davranış biçimini, menslerini ve vajinal hijen durumunu (vajinal duş uygulaması gibi) ve kullandığı ilaçların neler olduğu öğrenilmelidir.
Yapılan çeşitli testlerle - vajina pH’ını ölçmek, %0.9 ve potasyum hidroksit damlatarak akıntının mikroskopide incelenmesi ya da diğer ticari testler -  enfeksiyon etkenine tanı konulabilir.
Enfeksiyon dışında vajinal akıntıya neden olabilecek durumlar, mekanik, kimyasal, allerjik ve vulvanın tahrişine neden olan faktörler sayılabilir.
Bakteriyel Vajinozis (BV)
Normal olarak vajinada bulunan laktobasillerin yerini yüksek konsantrasyona anaerobik bakterilerin, G.vajinalis, Ureaplasma, Mycoplasma gibi bakterilerin almasıdır. BV kötü kokulu bol bir akıntıya sebep olabilir, bazı kadınlarda da bir şikayete neden olmayabilir.
BV ile ilişkili olan durumlar çok sayıda erkek ya da kadın partner olması, yeni bir cinsel partner olması, vajinal duş, kondom kullanılmaması ve vajinal laktobasillerin yokluğudur. Hiç cinsel yaşantısı olmayan kadınlarda da BV görülebilir.
BV olan kadınlarda diğer cinsel yolla geçen hastalıklar (N. gonore, HIV, C. trokomatis ve herpes tip 2 enfeksiyonları), jinekolojik cerrahi sonrası komplikasyonlar, gebelik komplikasyonları ve BV tekrarlamaları görülebilir.
Tekrarlamaları önlemek için erkek cinsel eşin tedavi edilmesinin yararı yoktur.
BV tanısı klinik bulgulara veya laboratuvarda akıntıdan Gram boyama yapılarak mikroskopta incelenmesi (kesin tanı yöntemi) ile konmaktadır. Klinik bulgular
Vajinal duvarı kaplayan homojen, ince ve beyaz bir akıntı
Mikroskopik incelemede clue (ipucu) hücrelerinin görülmesi
Vajinal sıvı pH sının > 4.5 olması
%10’luk KOH ilavesi sonrası ya da öncesinde balık kokusu olması (whiff testi)
G. vajinalis için kültür önerilmemektedir.
Tedavi yakınması olan kadınlara önerilmektedir. Tedavide metronidazol, klindamisin uygulanır. Vajinal duş önerilmez.
Semptomları olan BV olan tüm gebe kadınlar tedavi edilmelidir. Gebeler de metronidazol ve klindamisin ile tedavi edilebilir. Metronidazolün gebelikte kullanımı ile ilgili bebeklerde mutajenik veya teratojenik bir etki bulunmamıştır.
Trikomoniazis
T.vajinalis denilen bir parazitin neden olduğu bir enfeksiyondur. Bazı kadınlarda bol, kötü kokulu, sarı-yeşil akıntı ve vulvada tahrişle giden bir tablo olmakla birlikte çoğu kadında çok az yakınmalar olmaktadır. Bu enfeksiyon için yüksek riskli bireyler yeni veya birçok partneri olanlar, cinsel yolla geçen enfeksiyonu olanlar, intravenöz ilaç kullananlar).
Tanı akıntının mikroskopik incelenmesi veya hızlı başka testler kullanılarak yapılmaktadır. Bunlarla sonuç alınamayan olgularda kültür yapılabilir. Amplicor, Aptima testleri ile yüksek doğrulukta tanı konulabilir.
Tedavide metronidazol 2 g tek doz veya 7 gün boyunca 2x500 mg uygulanabilir. Metronidazol jel daha az etkilidir.
Trikomoniazisi olan eşlerin partnerlerinin tedavisi yapılmalıdır. Tedavi olana kadar cinsel ilişki yasaklanır.
Gebeliğin evresine bakılmadan tüm yakınması olan gebeler tedavi edilmeli ve kondom kullanılması ve cinsel bulaşıklığın sürdüğü konusunda danışmanlık verilmelidir.

Vulvovajinal Mantar Enfeksiyonları

Çoğunlukla C. albicans denilen mikroorganizma tarafından oluşturulmaktadır. Tipik yaptığı şikayetler kaşıntı, vajinal bölgede acı hissi, cinsel ilişki sırasında ağrı, idrar yaparken ağrı ve anormal vajinal akıntı (beyaz ve parçalı) şeklindedir. Kadınların %75’i hayatında bir kez mantar enfeksiyonu geçirirken, %40-45 kadarı ise birden fazla enfekte olmaktadırlar. Mantar enfeksiyonlarının bir kısmı komplike enfeksiyonlar iken bir kısmı komplike olmayan enfeksiyonlar şeklindedir.
Muayene bulgusu olarak vulvada ödem, kızarıklık, soyulma ve koyu, beyaz kıvamda (bozulmuş süt şeklinde) akıntı bulunur. Tanıda direkt mikroskopik bakı olabileceği gibi bazı olgularda mantar kültürleri de yapılabilir. Kültür yapma olanağı yoksa amprik olarak klinik tabloya göre yakınması olan olgulara tedavi verilir. Hiçbir şikayeti olmayan kültürde mantar üremiş olgulara ise tedavi vermek gerekli değildir.
Komplike olmayan mantar enfeksiyonları kısa süreli (1-3 günlük) uygulamalar ile tedavi edilebilir. Topikal (krem ya da fitil) uygulamaları ile %80-90 başarılı olur. Tedavi sonrası 2 ay içinde tekrarlama olur ya da şikayetler geçmezse hastalar yeniden değerlendirilmelidir.
Mantar enfeksiyonları genellikle cinsel ilişki yoluyla alınmaz. Eş tedavisi gerekmez. Ancak erkekde kaşıntı ve kızarıklık gibi bulgular varsa topikal tedaviler kullanılabilir.
Komplike (Tekrarlayan) Mantar Enfeksiyonlar
Bir yıl içinde 4 ya da daha fazla mantar enfeksiyonu geçirilmesi durumunda komplike mantar enfeksiyonu söz konsudur. %5’den daha az oranda görülür. Genellikle altta yatan herhangi bir neden bulunmaz. Bu olgularda tanıyı doğrulamak için mantar kültürleri yapılmalıdır. C.albicans dışındaki suşlar da üretilebilir.
C.albicans’ın neden olduğu mantar enfeksiyonları kısa süreli tedavilere yanıt verir. Ancak bazan bir haftalık tedaviler gerekebilir. Bazen 6 aya kadar sürdürme tedavileri de uygulanmaktadır.